MNR MEDYA TÜRKİYEM HABER TV (www.turkiyemhabertv.com)  •  TÜRKİYEM RADYO (www.turkiyemradyo.com)  •  TÜRKİYEM HABER (www.turkiyemhaber.com)  •  GÜNDEM MARMARA (www.gundemmarmara.com)  •  GÜNDEM 34 HABER (www.gundem34haber.com)  •  GÜNDEM 59 (www.gundem59.com.tr)  •  GÜNDEM 44 (www.gundem44.com.tr)  •  SARAY 59 (www.saray59.com.tr)  •  TÜRKİYEM DERGİSİ (www.turkiyemdergi.com.tr)  •  THE FASHION TRENDS (www.fashiontrends.com.tr)  •  LİFE STAR MAGAZİN (www.lifestarmagazin.com.tr)  •  GELSEPETE (www.gelsepete.com)  •  DİJİSİNEMA (www.dijisinema.com.tr)  •  YARIŞ BÜLTENİ (www.yarisbulteni.com.tr)  •  HEALT TOUR (www.healttour.com.tr)  •  EMLAK SAYFASI (www.emlaksayfasi.com)  •  MNR MEDYA (www.mnrmedya.com.tr)  •  TÜRKİYE'NİN EN GÜÇLÜ YEREL MEDYA AĞI  •  MNR MEDYA BİR ELİKHAN ŞİRKETLER GURUBU KURULUŞUDUR
🔴 CANLI ZİYARETÇİ
CANLI PİYASA BAĞLANIYOR...
Hava durumu yükleniyor...
BIST 📈
BIST 100 14,172.26 (+%2.85)
|
BIST 30 15,040.10 (+%2.91)
|
THYAO 312.50 (+%3.40)
|
GARAN 98.15 (-%0.75)
|
EREGL 51.20 (+%1.80)
|
ASELS 68.45 (+%4.10)
|
KCHOL 210.30 (+%1.25)
🔴 RADYO YAYINIMIZDA YapZe YAPAY ZEKA DESTEĞİ ALMAKTADIR YapZe / MNR MEDYA / ELİKHAN ŞİRKETLER GURUBU LİSANSLI ÜRÜNÜDÜR
📱 WHATSAPP İSTEK HATTI: 0542 289 44 59 7/24 KESİNTİSİZ MÜZİK VE EĞLENCE
🎯 TEKİRDAĞ/SARAY - KIRKLARELİ/VİZE ARSA VE EMLAK İŞLERİNİZ İÇİN TEK ADRES: TEKZEN EMLAK (0532 322 09 08 / 0541 798 75 24)
🔥 REKLAMDA KAMPANYAYI KAÇIRMA! MNR REKLAM: 0542 289 44 59
⭐ İLAN & REKLAM İLETİŞİM ☎️ 0542 289 44 59 MARKANIZI KİTLELERE ULAŞTIRIN
🔴 RADYO YAYINIMIZDA YapZe YAPAY ZEKA DESTEĞİ ALMAKTADIR YapZe / MNR MEDYA / ELİKHAN ŞİRKETLER GURUBU LİSANSLI ÜRÜNÜDÜR
📱 WHATSAPP İSTEK HATTI: 0542 289 44 59 7/24 KESİNTİSİZ MÜZİK VE EĞLENCE
🎯 TEKİRDAĞ/SARAY - KIRKLARELİ/VİZE ARSA VE EMLAK İŞLERİNİZ İÇİN TEK ADRES: TEKZEN EMLAK (0532 322 09 08 / 0541 798 75 24)
🔥 REKLAMDA KAMPANYAYI KAÇIRMA! MNR REKLAM: 0542 289 44 59
⭐ İLAN & REKLAM İLETİŞİM ☎️ 0542 289 44 59 MARKANIZI KİTLELERE ULAŞTIRIN
💬
Eylül 4, 2026

Çocuğunuzun Köklerini Kesmeden Düşünün

Çocuklar ve Büyükanne/Büyükbaba İlişkisi

Epey oldu. Bir yerde, yapılan son araştırmaların büyükanne ve büyükbabalarıyla sağlıklı ve düzenli ilişkiler kuran çocukların depresyon yaşama olasılığının daha düşük olduğunu gösterdiğini okumuştum. Yüzdelik oranını bugün hatırlamıyorum belki ama şundan eminim: Bir çocuğun hayatında büyükanneler ve büyükbabalar varsa, o hayat daha köklü, daha sıcak ve daha güvenli oluyor.

Ben dedelerimi pek hatırlayamıyorum. Daha ben çok küçükken bu dünyadan göçmüşler. Babaannemi çok severdim ama aramızda hep bir mesafe vardı; uzaktı da ancak bayramlarda veya uzun tatillerde görüşebiliyorduk. Uzaklık bazen sadece kilometrelerle ölçülmüyor, zamanla ve koşullarla da örülüyor. Bu yüzden ona duyduğum sevgi içimde sıcacık dursa da, ilişkimiz hep biraz temkinliydi. Ama anneannem… Onun yeri bambaşkaydı. Yanında büyümüş olmak, dizinin dibinde oturup anlattığı hikâyeleri dinlemek, mutfakta telaşla bir şeyler hazırlarken ona yardım etmek… Bunlar çocukluğumun en sağlam anıları. Kültürü, aile olmanın anlamını, sabrı, şefkati, köklerimi ondan öğrendim. Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki o sadece bir büyükanne değildi; hayatın içindeki ilk rehberlerimden biriydi.

Bugün kendi çocuğumun anneanne, babaanne ve dedeleriyle kurduğu bağı izlerken bunu daha iyi görüyorum. Onların yanında çocuklar başka türlü büyüyor. Daha sabırlı bir sevgi görüyorlar. Daha yavaş akan bir zamanın içinde kendilerini değerli hissediyorlar. Büyükler, hayatın hızına kapılmadan dinlemeyi biliyor. Aynı soruya bıkmadan, usanmadan defalarca cevap vermeyi, aynı oyunu tekrar tekrar oynamayı… Bu sabır, çocuğun ruhuna işliyor.

Üstelik bu ilişki sadece duygusal bir bağ değil; aynı zamanda kimlik inşası. Çocuk, büyükannesinin çocukluğunu dinlerken aslında kendi köklerini tanıyor. Dedesinin anlattığı eski bir anı, ona ait olduğu hikâyenin bir parçasını veriyor. Bu süreklilik duygusu, “Ben bir yere aitim” hissi, bir çocuğun özgüveninin temel taşlarından biri oluveriyor. Kendini bir zincirin halkası gibi görmek; öncesi ve sonrası olan bir hayatın içinde olduğunu bilmek… Bu çok kıymetli.

Son zamanlarda ise içimi burkan bir şeye daha sık şahit oluyorum. Ayrılık sürecinde olan ya da ayrılmış çiftler, çoğu zaman farkında bile olmadan çocuklarını kendi kırgınlıklarının ortasında bırakabiliyor. Çocuk kiminle yaşıyorsa, diğer tarafın ailesiyle olan bağı sınırlandırabiliyor. Oysa bir çocuk için babaanne ya da anneanne, sadece “eski eşin annesi” değildir. O, onun köküdür. Onun hikâyesidir. Onun güven alanıdır.

Anne babalar bazen kendi acılarının içinden bakarak karar veriyorlar. Bu çok insani. Kırgınlık, öfke, hayal kırıklığı… Hepsi gerçek. Ama çocuk için büyük ebeveynlerle kurulan bağı kesmek ya da zayıflatmak, aslında onun duygusal dünyasından bir parçayı eksiltmek demek. Çocuk bunu belki o an kelimelere dökemez ama içindeki boşluğu hisseder. Çünkü o bağ, anne babanın ilişkisine değil; çocuğun kendi varlığına aittir. Bir çocuğu en güçlü yapan şeylerden biri, hayatında onu koşulsuz seven birden fazla yetişkinin olmasıdır. Büyükanneler ve büyükbabalar tam da bunu sunar. Daha az yargı, daha çok kabul. Daha az telaş, daha çok hikâye. Daha az performans beklentisi, daha çok “Sen yeter ki gel” duygusu…

Bu yüzden eğer bir ayrılık sürecindeyseniz, kendinize şunu sorun: “Bu kararım çocuğumun iyiliği için mi, yoksa kendi kırgınlığımın sesi mi konuşuyor?” Cevap zor olabilir ama dürüstçe verildiğinde yolu aydınlatır. Çocuğunuzun hem anne tarafıyla hem baba tarafıyla bağını korumasına izin vermek, ona verebileceğiniz en büyük olgunluk hediyelerinden biridir ve eğer bu satırları bir büyükanne ya da büyükbaba olarak okuyorsanız; Bilin ki torununuz için varlığınız sandığınızdan çok daha büyük bir anlam taşıyor. Sadece maddi destekle değil; bir telefonla, bir masal anlatımıyla, bir birlikte yapılan kekle, bir park yürüyüşüyle… Onun hafızasında iz bırakıyorsunuz. Belki siz fark etmiyorsunuz ama o, sizinle kurduğu bağ sayesinde dünyaya biraz daha güvenle bakıyor.

Hayat çok hızlı akıyor. Çocuklar büyüyor. Büyükler yaş alıyor. Ama sevgi, zaman ayırdıkça çoğalıyor. Eğer büyükleriniz hayattaysa, onlara daha sık sarılın. Çocuklarınızın onların dizinin dibinde oturmasına izin verin. Arayın, sorun, kapılarını çalın. Bırakın çocuklarınız birkaç saat geçirsin baş başa, büyükannesi ve büyükbabasıyla. Şımarsın şımarabildikleri kadar. Koşulsuz sevildiklerini hissetsinler iliklerine kadar. Onların ellerinden bu kıymeti, değeri kendi çıkar çatışmalarınız yüzünden çalmayın.

Eğer siz bir büyükanne ya da büyükbaba iseniz, oturup gelmelerini beklemeyin. Siz gidin, torununuzu alıp onun en sevdiği şeyleri yapın. Her koşulda bir çınar ağacı misali yanlarında olduğunuzu hissettirin.

Çünkü nesiller arasındaki o görünmez köprü, bir çocuğun ruhunda sandığımızdan çok daha büyük bir yer tutuyor ve o köprü ayakta kaldıkça, çocuklar hayata daha sağlam basıyor.